22 Nisan 2020 Çarşamba

Yazılmayanlar

Başlık yazılmayanlar, sebebi ise ona yazacaklarımı yazmamaya karar verdiğim için buraya ara sıra ekleyip biraz biriktikten sonra yayınlamak olacak.

Dizi izliyorum bu aralar. Açıkçası CNBC-e'de zamanında arada denk geldiğim için biraz izlemiştim fakat oturup hikayesini düzenli şekilde izlememiştim. Hatta onunla tekrar konuşmaya başladığımızda arkadaşça konuşup ortak dizi izleyelim demiştik. Sonrasında yine kendisi ekmişti beni. Genelde yapıyor bunu maalesef.
Neyse dizide gördüğüm bazı şeyleri onunla çok benzer şekilde yaşamış olmamız garip geliyor.
Örneğin az önceki bölümde Ted ile Robin iddiaya giriyordu. Biz de arada bu şekilde iddiaya giriyorduk. Düşününce sanki birlikte olsak onlar gibi mutlu olabiliriz diye düşündüm.


Şimdiki bölümde ise Lily ile Marshall'ın araları bozuktu ve Lily'ye kardeş gibiyiz dedi. Bunun üstüne Lily sinirlenip vurgu yapıp gitti. Arkadaşça konuşmaya başladığımızda benzer lafları etmiştim. Hatta başta karşılıklı edip gülüyorduk eğleniyorduk bayağı. Arada o diyordu arada ben diyordum. Fakat belli bir zamandan sonra benim söylediklerime gülmek yerine biraz daha sert bir tavırla karşılık vermeye başladı. Şaşırıp sinirlendiğini hissettirdi.
Demek istediğim dizideki ilişkilerin evrelerine benzer şeyler yaşıyoruz fakat aramızda hiçbir şey olmaması gerçekten ilginç geliyor.
Neyse ben diziye devam edeyim. Muhtemelen o da oyun oynadığımı falan düşünüyordur.
Dün zaten oyundaki arkadaşımı sordu. Bu aralar pek denk gelip oynamadığım için aynıdır herhalde dedim fakat inanmadı. Oysa haftada 2 gün 1-2 saat oynuyoruzdur en fazla. Mesela dün denk gelsek bile beraber oynamadık. Yani oyunu kısa süren bir moddu hatta üzerinden de bayağı zaman geçmişti bekleyebilirdim fakat beklememiştim. Fakat gel de bunu ona anlat işte. Şüpheciliği beni yoruyor galiba. Zeki olması hoşuma gidiyor fakat aşırı olumsuz şüpheleri de yormuyor diyemem.
Bir de bazen böyle arada olumsuz yorum yapıyorum da kimse kusursuz değil yani ben yine de bunlara rağmen onunla konuşmayı vakit geçirmeyi seviyorum açıkçası. Her neyse diziye gidiyorum dedim gidemedim. Bayağı canım sıkılmış konuşmak istemişim belli ki. Sırf konuşmak için bir daha ilginç gereksiz programlar, uygulamalar yüklememek için burası gayet güzel bir yer. Kimsenin bilmediği kimsenin okumadığı rahat rahat içimi döktüğüm bir yer.


Çıkmaz bir sokaktayım

Başlığı şu anda dinlediğim Can Bonomo'nun şarkısından yazdım.
Çok doluyum fakat bir türlü anlatamıyorum. Çok fazla şey birikiyor içimde. Çok ufak şeylerden mutlu olabilen bir insanken bu şekilde kafamın dolu olması beni endişelendiriyor. Bu durumu kaldırmakta zorlanacağımı düşünüyorum o yüzden de.

Malum kişi yine aynı şeyi yaptığı için uzun süredir kendi kendime bile yazmayı bırakmıştım. Bu aralar ara sıra yazışıyoruz fakat fırsatını bulsam konuşup tamamen bağlarımı koparacağım.

Gece saat 04.49. Yazlıktayım. Sağlık durumum fiziksel olarak iyi fakat ruhsal olarak yorgunluk var.
Özellikle bazı konular hakkında uzun uzun birisiyle konuşup o kişiyi hayatımdan çıkarmak beni ciddi anlamda rahatlatabilirdi. Aslında yazarak her şeyi anlatmayı düşündüm fakat 2 önemli sebep buna engel oldu.
Birincisi; gece uzun bir şekilde eski konulardan yazı yazıp gönderince genelde bunalıyor ve puffflayıp benim manyak olduğumu düşünüyor. Öyle birisi olmadığımı bildiğimden dolayı ve yanlış çıkarım yapmasını istemediğim için yazmıyorum.
İkincisi ise yine benzer bir şekilde o yazıyı okuma ses tonu ve ruh halimi tam bilemeyeceği ve kendimi tam anlamıyla yansıtamayacağım için çok farklı anlayabilecek ve eminim benim karakterimle alakası olmayan bir şekilde benzetme yapacak. Şu anda konuşacak olsam gayet dik ve net bir şekilde konuşabilirim fakat yazınca muhtemelen ağlamaya yakın ve ona bağımlı kalmış birisi gibi bir izlenimle okuyacaktır. O yüzden konuşmadan yazmayı düşünmüyorum.

Yaptıklarına karşı cidden kırgınım. Kendime ise kızgınım. Galiba beni de bu kendime olan kızgınlığı yoruyor. Nasıl bir daha aynı şeylere inandım. Hani bir daha kanmayacak kadar akıllıydım? Hani kimse ikinci bir şansı aslında hak etmezdi ve niye ona ikinci bir şans verdin konuşmak için? Bütün bunları kendime soruyorum ve cevap veremiyorum. Mantığımın dışına çıktığım için kendime kızgınım.
Neyse yavaş yavaş uyumaya gideceğim zaten. Yanda da artık Jehan Barbur çalmaya başladı. Geleceği düşünürken bazen araba ile uzun bir yolculuk esnasında çalacak şarkıları düşünüyorum. Şarkı zevkinin benimki ile aynı olan birisini düşünüyorum. Bu zamana kadar açıkçası o kişi olabileceğini sanıyordum fakat artık tamamen onun olmayacağını anladım.
Aslında beni bir kere bile sevmemişti gerçekten. Eğer bir gram bile sevgisi olsa bu şekilde davranmazdı. Benim hatamdı. O yüzden ona kızgınlığım yok. Fakat benim bu halimi bilmesine rağmen bunları yapması kırdı. Onu hiçbir zaman affetmeyeceğim şekilde kırgınım.

İyi geceler günlük.