Aslında günlük gibi tam yazmaya başlamıştım ki yine arada bıraktım. Kendimi biraz daha iyi ve mutlu hissetmeye başladığımı fark etmiştim. Bazen yine modum çok fazla düşüyor fakat bir şekilde kendimi toparlıyorum. Mesela bugün kafama yorganı çekip uyumak istedim öğleden sonra fakat bu şekilde daha fazla zaman öldürmemem gerektiğini düşündüm ve biraz spor yapıp şarkı açıp manyak gibi dans ettim. Arada yapıyorum güzel neşe veren şarkı açıp dans edip moralimi düzeltmeye çalışıyorum.
Bu sefer yazacağım yazı da günlük gibi olmayacak aslında. Çünkü hem dün için çok geç hem de bugün için erken sayılır. Biraz yürüyüş yaptığımda kendimle konuştum çokça. Keşke yürüyüş yaparken aklıma gelenlerin hepsini not edebilseydim dedim. Çok güzel düşünceler ve fikirler geliyor genelde. Sonrasına acaba yürürken sesli mi düşünsem dedim ki tam o anda sağlam bir rüzgar esti. İleride yine dönüp bu yazdıklarımı okuyabilirim fakat rüzgar sesi efektiyle kendi konuşmamı pek dinleyeceğimi sanmıyorum. Hoş ne zamandır buraya yazdıklarımı da okumuyorum. En son nelerden bahsettiğimi bile hatırlamıyorum. Kafam o derece karışık galiba.
Dün Leyla ile Mecnun'un son bölümünü özledim. Bayağı duygusaldı. Hatta onun beni mecnun'a benzetmesinden sonra daha dikkatli izleyince gerçekten de benzediğimi fark ettim. Hem mutlu anlarında hem de duygusal anlarında tam olarak mecnun gibi hareket ediyormuşum. O yüzden galiba artık daha çok etkilemeye başladı bu dizi beni.
Yine kendime itiraf etmekte bile zorlandığım şeyleri yazamıyorum buraya. Çok düşünüyorum yazarken. Dalıp dalıp uzaklara gidiyorum. Yürürken düşündüm. Çokça şey düşündüm. Kendime de sorular sordum. Beni çok kötü bir şekilde kırdı çünkü. Bir yanım aynı şekilde kırılmasını istiyorken diğer yanım yine kıyamıyorum ve mutlu olmasını istiyor. Canım çok yanıyor. Kendimi eziyormuşum gibi geliyor. Özellikle ona karşı kendimi çok güçsüz hissediyorum. Bıraksalar tüm dünyaya karşı durabilirmişim gibi hissederken onun karşısında çelimsiz ve zayıf hissediyorum kendimi. Bütün bu zayıf duygulardan kurtulmaya çalışsam da şu ana kadar pek başaramadım.
Tüm dünyaya karşı durabilirmişim gibi hissediyorum dedim de aklıma yaman kelimesinin anlamını bilmediğim zamanlar geldi. Bir keresinde bakkaldaki abi ile sohbet ederken bana çok yaman birisisin demişti. Sonrasına yine köyde çok da samimi olmadığım bir abi aynısını söylemişti yaman birisisin diye. İlk duyduğumda nasıl yani diye düşünmüştüm sözlüğü açıp bakmıştım hatta kötü bir şey mi diye ama güçlü etkili anlamında kullanılıyormuş. Hatta bunu sonradan oynadığım bir oyunda da fark ettim. Oyunda kimin ismini versem o ismi asıyorlardı. Yani diyeceğim o ki dışarıda herkese karşı güçlü durabilirken ona karşı duramıyorum. Durmak istediğim de oluyor ama yin yang'taki gibi ne kadar katı ve sert durmaya çalışırsam çalışayım içimdeki o zayıf nokta ona denk geliyor...
Az önce mesaj attı. Söyleyemedim onun beni kötü etkilediğini. Kötü etkilediği derken de yaptığı şeyden olumsuz etkilendiğimi diyorum yani yoksa varlığı her zaman mutlu etti beni. Çok garip geliyor. Bu kadar iyi anlaşıp bu şekilde olmamız. Bazen benim de sınavım buymuş demek ki deyip kendimi işin içinden sıyırıyorum bir boşvermişliğe doğru süzileyirum. Konuşurken şive yapınca burada da yapasım geldi nedensizce.
Gidip 1-2 liste vardı yazmam gereke onları yazayım bari burayı bırakıp. Bir de bir danışanım çok fazla arayıp soru soruyor. Psikologmuşum gibi destek vermemi bekliyor galiba ek olarak.
Bu yazıya da erken başladım araya liste vs girdi yazıp yollamadım. Aslında böyle kalınca ve düşününce gün içinde bu şekilde sayfayı açık tutup aklıma geldikçe yazı da yazabilirim. Akşam yollarım hepsini topluca. Hatta yolladıktan sonra da okuyup tekrar değerlendirme yaparım kendimce. Yine mükemmel bir yol buldum. Şu problem çözme yeteneğim harcanıp gidiyor da neyse.
Bir de buraya dahi yazmayacağım bir sırrım var gibi şimdilik. İleride yazarım elbet.