31 Aralık 2019 Salı

Yılın Sonu

Uzun zamandır zaten blog yazmaya niyetliydim. İçimdeki üzüntüleri, sıkıntıları, dertleri buraya yazarım bir nebze rahatlarım diyordum. Sevinçlerimi de belki yazarım, paylaşacak pek kimsem olmadığı için. Ama genelde kendi kendime seviniyorum zaten mutluyken. Yalnızlığa alışkınım. Galiba tek çocuk olarak büyümemin bana öğrettiği en önemli şey oldu.

Normalde pek yazacak bir şeylerim yok fakat madem yılın sonuna geldik. Günlük olarak anonim şekilde burada günlerimi anlatayım. Zaten kimsenin de bu saçmalıkları okuyacak zamanı olmadığı için rahat bir şekilde saçmalayıp boş şeyler yazabilirim.

Normalde günlük kısmını her günün tarihini yazacaktım fakat her güne bir isim bulmamın daha iyi olacağını düşünmeye başladım. Bir de alakasız saçma sapan isimler yazıyorum. "Yılın sonu" yazmak yerine sesli harfleri yer değiştirerek "Yolun Sını" yaptım. Valla çok gereksiz şeyler bunlar Jean.

Her neyse bugün bilerek bayağı uyudum. Son 2-3 gündür fazla fazla uyuyorum. Moralim yerinde değil pek. Babamla aramda biraz sıkıntılar oldu çünkü. Ülkenin durumu ortada. Neredeyse 1 yıl olacak ama hala iş bulamadım. Kendi işimi zamanında kurmak istediğimde sürekli ertelettiler ve artık bazı şeyler için geç olmaya başladı. Kendi açımdan baktığım zaman bayağı olumsuz gözüküyor fakat "inandığım Allah bir şeyler biliyor." diyorum içimden.

Her neyse günümü anlatıyordum. Bazı şeyleri zaten dertlendikçe burada detaylı bir şekilde anlatır içimi rahatlatırım. İlk defa günlük tutmaya başladığım için neler diyeceğimi pek bilemedim.
Rüyamda eskiden konuştuğum ama sevgili olmadığım bir kızı gördüm. Dedektiflik yapıyordu. Yanına gidiyordum bakıyordum. Bana "Sen niye geldin?" deyip panikliyordu. Sonrasında pek bir şey olmadı zaten. Bana gitmemi söyledi ben de çıktım gittim. Zaten sonrasında uyandığımda da karşımdaki Tv'de Müge Anlı açıktı. Ona benzer bir şeyler söylüyordu rüyada. Ondan etkilenmişim galiba. Kendisi de sarışın olunca bir benzetme yoluna gitmiş olabilir beynim.

Gün içinde pek bir şey yapmadım açıkçası. Tavuk suyu vardı. Onunla tavuk suyu çorbası yaptım. Geçen sefer de yapmaya çalışmıştım fakat pek becerememiştim. Bu sefer gayet iyi oldu.
Daha sonra akşam üstü tv karşısında biraz kestirdim. Akşam da arkadaşlar kahveye okey oynamaya çağırdı. Bayağı bayağı şanssızdım. İlk el bende kaldı. İkinci el başka bir arkadaşta kaldı. Son el ise finale kaldım fakat son anda çektiğim taş ile bittim.
Yeni yıla da zaten oyun oynarken girdim. Açıkçası planlarıma göre film izlerken girerim diyordum fakat olmadı. Galiba pek sosyal bir insan değilim. Tek başıma yaşamayı seviyorum. Yalnızlığı seviyorum.Şimdi eve geldim. Yeni yılda bir şeyler yapmaya karar verdiğim için şimdiden yazmaya da başlayayım bari dedim. Normalde 1 Ocak diye konuya girip yarın yazacaktım fakat artık daha fazla beklemek istemiyorum hiçbir şeyde.
2 ay içinde kendi işimi kurup ayaklarımın üzerinde durmam gerekiyor.

31 Ekim 2019 Perşembe

Başlangıç

Burayı gün içerisindeki kişisel görüşlerimi yazmak için açtım. Bu blog'dan kimseye bahsetmeden anonim olarak gün içinde yaşadıklarımı, bana garip gelen ve komik gelen olayları yazmayı planlıyorum. Tabii zaman içerisinde bu durumda değişiklikler olabilir. O yüzden şimdilik sadece kafamda olanı belirtiyorum. İlerleyen zamanlarda değişirse de ne oldu bu blog'a diye sormayayım.

Yazdıklarımı kendime anlatırmış gibi yazacağım. Kendimden farklı birisiymişim gibi bahsedebilirim bu arada. Şu anda yaptığım gibi. Çünkü her geçen zamanda aslında eski ben okuyan ben olmayacağım. Bir nevi dizilerdeki, filmlerdeki ya da kitaplardaki gibi karakter gelişimi ve değişimi ortaya çıkacaktır. Dışarıdan kendi yazdıklarımı, neler yaşadıklarımı ve o an neler düşündüklerimi okumak bana farklı bir bakış açısı katabilir diye düşünüyorum.

Konuya günümüzden başlamayı düşünüyordum az önceye kadar fakat yavaş yavaş işlerin garip bir hal alması durumundan başlama fikri daha bir hoşuma gitti. Özellikle de demolition filmini izledikten sonra. Filmi kendim izlediğim için rahatlıkla spoiler içerebilecek bilgiler de verebilirim. Galiba bu blog'u yazarken en çok seveceğim şey bahsetmek zorunda kaldığım film, dizi ya da kitaplardan spoiler'ı rahatlıkla kullanmak olacak.
Her neyse Demolition'da karısı ölen adam otomattan şeker alırken arıza çıkıyordu. Şirkete mektup yazmaya karar veriyordu ve mektupta bir anda kendi hayatıyla ilgili bir sürü bilgi anlatıyordu, şeker ve otomat arızasından bağımsız olarak. Ben de bu şekilde belli bir noktadan itibaren başlarken bazı gereksiz bilgileri yazmayı düşünüyorum. Belki 3-5 yıl sonra dönüp baktığımda neler düşünmüşüm o an öyle diyebilirim. Başlangıç yazısını kısa tutup diğerlerini de farklı başlıklar altında yazmayı planlıyorum.