Burayı gün içerisindeki kişisel görüşlerimi yazmak için açtım. Bu blog'dan kimseye bahsetmeden anonim olarak gün içinde yaşadıklarımı, bana garip gelen ve komik gelen olayları yazmayı planlıyorum. Tabii zaman içerisinde bu durumda değişiklikler olabilir. O yüzden şimdilik sadece kafamda olanı belirtiyorum. İlerleyen zamanlarda değişirse de ne oldu bu blog'a diye sormayayım.
Yazdıklarımı kendime anlatırmış gibi yazacağım. Kendimden farklı birisiymişim gibi bahsedebilirim bu arada. Şu anda yaptığım gibi. Çünkü her geçen zamanda aslında eski ben okuyan ben olmayacağım. Bir nevi dizilerdeki, filmlerdeki ya da kitaplardaki gibi karakter gelişimi ve değişimi ortaya çıkacaktır. Dışarıdan kendi yazdıklarımı, neler yaşadıklarımı ve o an neler düşündüklerimi okumak bana farklı bir bakış açısı katabilir diye düşünüyorum.
Konuya günümüzden başlamayı düşünüyordum az önceye kadar fakat yavaş yavaş işlerin garip bir hal alması durumundan başlama fikri daha bir hoşuma gitti. Özellikle de demolition filmini izledikten sonra. Filmi kendim izlediğim için rahatlıkla spoiler içerebilecek bilgiler de verebilirim. Galiba bu blog'u yazarken en çok seveceğim şey bahsetmek zorunda kaldığım film, dizi ya da kitaplardan spoiler'ı rahatlıkla kullanmak olacak.
Her neyse Demolition'da karısı ölen adam otomattan şeker alırken arıza çıkıyordu. Şirkete mektup yazmaya karar veriyordu ve mektupta bir anda kendi hayatıyla ilgili bir sürü bilgi anlatıyordu, şeker ve otomat arızasından bağımsız olarak. Ben de bu şekilde belli bir noktadan itibaren başlarken bazı gereksiz bilgileri yazmayı düşünüyorum. Belki 3-5 yıl sonra dönüp baktığımda neler düşünmüşüm o an öyle diyebilirim. Başlangıç yazısını kısa tutup diğerlerini de farklı başlıklar altında yazmayı planlıyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder