14 Ocak 2020 Salı

İsim Şehir

Sürekli yazıp yazmamak arasında kalıyorum ve sürekli yazmaktan vazgeçiyorum.
Kimsenin okumayacağını en azından tanıdığım kimselerin okumayacağını bilmeme rağmen ya okuyan çıkarsa diye her seferinde vazgeçtim fakat şimdi düşündüm de neden saklıyorum bu kadar duyguyu? Eğer buraya da keşfederlerse diye bir şey yazamayacaksam nereye yazacağım? Gidip dağa taşa mı bağıracağım her şeyi?

Neyse kendim bildiğim için çoğu şeyi burada atlıyorum. Sadece kafamın takıldığı yerleri yazacağım ki belki geri dönüp okuduğumda gözden kaçırdığım yerler de vardır, pek sanmasamda.

Üst üste birkaç mesaj atmıştım aralıklarla. Yoğunum her zaman cevap veremiyorum demişti daha öncesinde o yüzden yine yoğun diye düşündüm fakat bu sefer farklıydı. Yoğun değildi hissetmiştim. 1-2 yıl önce gidişi gibi bir sessizlik vardı. Yani oradaydı fakat ses çıkarmıyordu. Kapıyı çalıyordum fakat içeriden ses gelmemesi için evin içinde parmak uçları ile dolanıyordu. Her neyse bunu hissedince arkadaş listemden çıkardım. Muhtemelen silme sebeplerimden birisi olarak ileride herhangi bir tartışma çıktığında oyundaki kız ile aranda bir şey vardı ondan sildin deyip yine suçlayacak ama yemin edebilirim onunla hiçbir bağlantısı olmadığına. Zaten o kızla da hiçbir zaman bir bağım olmadı. Oyun arkadaşlığından bir tık öteye bile gitmedi bir kere bile.
Bu arada oyundaki arkadaşla konu nasıl buralara geldi onu da anlatayım. Denk gelip oynadıktan sonra yine beraber oynarken bir arkadaşımı oyuna davet ettim. Oyundan sonra kız gidip sen bu kızdan hoşlanıyorsun dedi. Oysa hoşlanmak diye bir şey yoktu. Sadece biraz yardımcı oluyordum ve o da benim gibi arada oyun dışındaki olaylarla ilgilenebiliyordu. Yani savaşıp birinci olma gibi çok ciddi hırsı yoktu benim gibi. Bu ortak yönlerimizden dolayı ortak hareket edebiliyorduk. Arkadaş bu konuda ısrar edince ben de goygoyuna kabul ettim evet dedim. Tabii ki çok fazla ortak yönümüz vardı fakat mantıklı düşündüğümde hiçbir zaman olmayacak bir ikiliydik. O yüzden bu şekilde kalması iyi oldu. Zaten en son S.'ın dediğine denk geldi olay. Arkadaşımı savunmuştum fakat pek de savunulacak yanı kalmamıştı son denk geldiklerimle. Her neyse konu oyun arkadaşım değil. Kendisi bu olayla pek bağlantılı da değil fakat S'ın sürekli onunla ilgili bağlantı kurmasından dolayı konuyu buraya kadar getirdim.

S'ın gidişini hissettim. Fakat ciddi şekilde anlam veremedim. En son mesajında gayet normal konuşuyordu. Hatta espri bile yapmıştı. Daha sonra ne olduysa bir anda konuşmayı bıraktı. Yaptıkları çok garip geldi. Yani arkadaş olmak istemişti. Ben de ona arkadaşlığımı sundum. Başta bu durumdan gayet memnundu. Fakat zamanla arkadaşlığımdan rahatsız oldu. Daha doğrusu arkadaş muamelesi yaptığımda sinirlendiği oldu birkaç kez. Tamam arada şaka yaparak imada falan bulunmuştu. Zaten böyle şeyleri genelde şaka olarak söylediği için pek aldırış etmemiştim fakat bu durumu bayağı sürdürdü ve söylediğim bazı laflara alındı, sinirlendi ve bir anda gittiği oldu. Konuşurken yaptığım şakaya ben gülerken kendisi sinirlenip telefonu kapattı. O an bazı şeyleri daha iyi anladım. Eğer şaka olsaydı buna sinirlenmez aksine gülüp üstüne bir tane daha espri yapabilirdi. Fakat o sinirlenip söylediğim şeyi teyit ettirmek için arkadaşıma bile sordu.
Beraber çok iyi anlaşıyorduk. Açıkçası o güldükçe ben de gülüyordum. Ben güldükçe o da gülüyordu. Beraber film izlerken inanılmaz eğleniyorduk. Mutlu sonlu Türk Filmleri gibiydi.
Fakat ne olduğunu anlamadım. Bir anda sessizleşti ve gitti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder